Mobile menu

Translation glossary: English-Turkish Dictionary

Creator:
Filter
Showing entries 1-50 of 61,191
Next »
abir, herhangi bir
Da Inglese a Turco
a bad eggsözünde durmayan, kendisine güvenilmeyen, itin teki
Da Inglese a Turco
a bad lotsağlam ayakkabı değil,sütü bozuk,it kopuk
Da Inglese a Turco
a bad markkırık not,kötü not
Da Inglese a Turco
a bad turnkötülük
Da Inglese a Turco
a bag of nervessinir küpü
Da Inglese a Turco
a bed of rosesgüllük gülistanlık yağday
Da Inglese a Turco
a bee in one\'s bonnetfikri sabit, saplantı
Da Inglese a Turco
a bird in a gilded cagealtın kafesteki kuş
Da Inglese a Turco
a bitbiraz,bir kırık,zerre kadar,bir damcı,bir kırtık,dıngılı
Da Inglese a Turco
a bitter pillacı bir reçete,acı bir ilaç,beraberinde kıyınlıklar bulunan çözüm yolu
Da Inglese a Turco
a black eyemorarmış göz
Da Inglese a Turco
a bundle of nervessinir küpü
Da Inglese a Turco
a can of wormsiçinden çıkılması kıyın yağday
Da Inglese a Turco
a change for the worsekötü bir değişiklik
Da Inglese a Turco
a chip off the old blockhık demiş burnundan düşmüş,(anasını/atasını) iteleyip yerinde durmuş
Da Inglese a Turco
a close shavekıl payı kaçış
Da Inglese a Turco
a cut above-den daha yakşı,yakşırak,daha üstün
Da Inglese a Turco
a dark daykaranlık gün
Da Inglese a Turco
a dark sayingkapalı söz
Da Inglese a Turco
a dime a dozenharcıâlem,erzan ve çok
Da Inglese a Turco
a drop in the bucketdevede kulak
Da Inglese a Turco
a drop in the oceanokyanusta damla,devede kulak,çok az
Da Inglese a Turco
a fat lothiç
Da Inglese a Turco
a fewbirkaç,bir niçe,bazı
Da Inglese a Turco
a flash in the pankuru gürültü, boşa çıkan gayret
Da Inglese a Turco
a flourish of trumpetsmerasim borusu
Da Inglese a Turco
a gleam of hopebir ümit ışığı
Da Inglese a Turco
a good buykârlı bir alışveriş
Da Inglese a Turco
a good dealoldukça çok,bir dünya
Da Inglese a Turco
a good turniyilik, yardım
Da Inglese a Turco
a great dealçok,etek-etek
Da Inglese a Turco
a great deal ofpek çok,niçe-niçe,çoklu miktarda,külli
Da Inglese a Turco
a great number ofoldukça çok,çok sayıda,külli
Da Inglese a Turco
a green eyekem göz
Da Inglese a Turco
a hairbreadth escapekıl payı kurtulma
Da Inglese a Turco
a hard nut to crackçetin ceviz
Da Inglese a Turco
a hell of a lotçok fazla
Da Inglese a Turco
a horse of another colortamamıyle farklı bir konu
Da Inglese a Turco
a hundredfoldyüz kat, yüz misli
Da Inglese a Turco
a kind ofbir çeşit
Da Inglese a Turco
a king\'s ransombüyük para
Da Inglese a Turco
a la cartealakart, yemek listesine göre
Da Inglese a Turco
a la modemodaya uygun
Da Inglese a Turco
a littlebiraz,dıkkılı,bir balaca
Da Inglese a Turco
a little bitazıcık,bir parça,zerre kadar,biraz,bir hırda,bir balaca
Da Inglese a Turco
a load ofbir sürü, dolu
Da Inglese a Turco
a lotçok,bir yığın
Da Inglese a Turco
a lot ofbirçok,niçe-niçe,bir dünya,kârlı,külli
Da Inglese a Turco
a matter ofmeselesi
Da Inglese a Turco
Next »

All of ProZ.com
  • All of ProZ.com
  • Cerca un termine
  • Lavori